Motor kuşkusuz bir keyif, bir zevk ancak malesef ülkemizde, özellikle de İstanbul'da motor kültürü fazla gelişmemiş vaziyette. Ne motor kullanan haklarını biliyor, kurallara tam uyuyor ne de araba kullanan motora saygı gösteriyor.
Bundaki en büyük etkenin şehrin engebeli yapısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu engebeli yapı yüzünden gelişmeyen bisiklet kültürü, motor kültürünün alt yapısını oluşturabilirdi ancak malesef bu kadar yokuşu olan bir şehirde bu kültür oluşmadı.
İkinci bir etken olarak da motorlu kuryeler ve paket servis elemanlarının tüm trafiğe olan saygısızlıklarıdır bu kültürü benimsememiş olmamıza etken. Hiç bir kurala uymayan, ters yoldan gelen, yaya şeridinden karşıya geçen, daha türlü cambazlıklar yapan bu kesim yüzünden çoğu araç sürücüsü motor sürücülerine malesef kötü gözle bakmaktadırlar.
Tüm bunlar yüzünden "araba" desem de, içimden bir ses de "motor" diye fısıldıyor:)